Aşkın sadece küçük bir umuda ihtiyacı vardı o umut olduktan sonra insan sonsuza dek bekleyebilirdi !
Şöyle dedi: “Çok korkuyorum.” Neden diye sordum. “Öyle mutluyum ki… Böylesine müthiş bir mutluluk insanı korkutuyor.” Yine nedenini sordum, şöyle dedi: “Senin bu kadar mutlu olmana ancak senden bir şey almaya hazırlandıkları zaman izin verirler.” Hemen onu susturdum: “Hişşt hadi ama. Saçmalama…”
(Kaynak: sessizsedasiz)
Gülümsüyordum.
O gülümsediği için. Gülümseyerek konuştuğu için.
Sakinleşiyordum. O sakin olduğu için.
Artık korkmuyordum.
O bana “Korkma” dediği için.
“Üşüme!” diyen bir annenin sözünü dinler gibi.
Olur, üşümem, diyordum.
Gerekirse donarak ölürüm ama üşümem!
“Mutlu olmaya çalışmayı bırakırsak, bayağı iyi vakit geçireceğiz.”
–Edith Wharton
(Kaynak: saklanbak)
(Kaynak: iwdrm)
emrah serbes“Serin ve sakin bir sabah balkonda kahvaltı ediyorduk. Saçların dağınık, gözlerin uykuluydu. Kalbimi kazanmak için hiçbir şey yapmana gerek yoktu.”
Bu hain, aşağılık dünyanın gemisi batarken gururla
gülümseyebilenlere ne mutlu! Ne mutlu aşkları yüzünden
haysiyetlerini kaybetmeyi göze alabilen adamlara!
Emrah Serbes
iyi bir şey olacak mı? hayır dedim kendime. iyi şeyler birdenbire olur. böyle bekletmez insanı. sürüncemede kalan heyecanlardan yalnızca kötü şeyler çıkar ya da hiçbir şey çıkmaz.”
oğuz atay-korkuyu beklerken
Telefonla birlikte ışığı da kapatıp
bol şanslar deyişiniz, şanslar deyişiniz, deyişiniz
çınlarken içimde,
bunun beni ne kadar kırdığından
hiç bahsetmedim.
bahsetmediğim çok şey var daha
yaz çiçekleri, cam çiçekleri ölüyor
akşamın altını, gümüşe dönüyor
bunlar da önemli elbette
en az,
bana ihaneti öğrettiğiniz
bana kanatlarımı bıraktırdığınız kadar.Birhan Keskin
(Kaynak: laetificus)
her şey bir daha kanasa da
ne geçtiğin yola ne sana dokunabilirim ben
geç meleğim, senin de şarkıların olsun
içindeki telleri titreten
